Ana içeriğe atla

Arkadaşlık

        Yıl 2012 ve insanlar artık gerçek arkadaşlığın farkında değiller. Gerçekten arkadaşını sırtından vuran bir sürü insan var, hepsi yüzlerine güler sonra da arkandan atıp tutar. Evet, bu oldukça kötü…
 Bir olay olduğunda kimse kendi arkadaşlığını sorgulamaz, her zaman karşısındakinde hata arar ki bu yanlıştır. Sürekli sen hatasız olmazsın, sen mükemmel bir kişilik değilsin, senin de hataların vardır. Ben kendimde hata bulmaya çalışırım mesela ve bulurum ama bu karşımdakinin hatasız olmadığını göstermez, hatta bazen hata hep onda da olabilir ya da ben de. Sonuç olarak kimse ben haklıyım diyerek kenara çekilmemelidir, yaptıklarını gözden geçirmelidir ve ne derece haklı ve ya haksız olduğunu düşünmelidir.
 Ben kendime çok iyi bir arkadaşım demiyorum, hatalarım vardır, herkesin vardır ama en azından bunun için çabalıyorum. Kimse hatasız olmaz, hatasız olan insanlar bana göre itici gelir. Çünkü kimse mükemmel değildir ve arkadaşlıkta da bu böyledir.
 Arkadaşlık bana göre anlayışlı olmaktır, sadece kendini düşünüp ona göre hareket etmemektir. Onun ne düşündüğünü umursamalısındır, onun hayatı ile kendi hayatını göz önünde bulundurarak konuşmalısındır.
 Arkadaşlık göz ardı edebilmektir, en ufak bir sorunu büyütmemek, unutabilmektir. Başka bir sorun daha yaşandığında bir önceki sorunu da yüze vurmamaktır.
 Arkadaşlar birbirleri ile dalga geçebilirler, hatta öyle yapmayanlar birbirine uzaktır bence ama bunu kalp kırmadan yapmak gerekir, onun neler hissedebileceğini düşünerek yapmak gerekir bunu.
 Arkadaşlık bir tek güzel günlerde kahkahalar atmak değildir, kötü günde de birlikte olup o günü güzel bir güne çevirebilmektir. Çeviremezse onunla birlikte içten üzülebilmektir.
 Arkadaşlık farklı özelliklere sahip olup birbirini tamamlamak, aynı özelliklere sahip olup anlaşabilmektir.
 Bence arkadaşlık, arkadaş ne istiyorsa onu yapmak değildir, o zaman onun kuklası olursunuz. Arkadaşlık, birlikte karar verip herkesin isteğini yere getirebilmektir. Kişi bencil olup sadece kendi isteklerini değil, diğer arkadaşlarının da isteklerini göz önünde bulundurmalıdır.
 Arkadaşlık kesinlikle arkadaşın arkasını döndüğü anda başkasına onun hakkında kötü şeyler anlatmak değildir, onun hakkındaki kötü şeyleri kimsenin öğrenmemesini sağlamaktır.
 Arkadaşlık emek gerektirir. Arkadaş kalabilmek için bir tarafın çabalaması da arkadaşlık değildir. Bir insan biraz da kendini düşünmelidir. Karşındaki üzülmesin diye kırk takla atmamalısın, zaten o arkadaşınsa o da bu arkadaşlık için çabalar, o zaman bu kadar zorda kalman gerekmez.
 Benim gözümde arkadaşlık böyle bir şey, sizin için bilemem… Herkesin düşünceleri ayrıdır. Yine de benim düşüncelerime ister katılın, ister katılmayın anlattıklarımda bence gerçek bir arkadaşlıkta olması gereken şeyler var, hepsi olmasa da…
 Peki, sizin için arkadaşlık nedir?


-

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İstiyorum...

Siyah boşluğu süsleyen yıldızlara dokunmak istiyorum bu gece nedenini bilmezcesine. Sadece istiyorum, istediğimi almak istiyorum. Belki bir numara ben olmak istiyorum, belki de sadece nedensizce istiyorum. Ne önemi var ki, ben sadece istiyorum?  Maviliklerde uçmak istiyorum, uçarken bana göz kırpan güneşe el sallamak istiyorum. Rüzgârı hissetmek, özgür olduğumu bilmek istiyorum. Kuşlarla arkadaşlıklar kurmak, ağaçların dalına konabilmek istiyorum.  Yeşilliklerde koşmak istiyorum, ayaklarım yorulana kadar. Sonra kendimi yere atıp taze havayı içime çekmek… Doğayı hissetmek istiyorum, hayvanları sevmek ve onlarla konuşabilmek istiyorum.  Kahverengi bir kediyi sevebilmek istiyorum,  ona bakabilmek. Adını da ben koymak istiyorum; onu sahiplenmeyi de onu beslemeyi de… Her gün miyavlasın istiyorum, varlığını hissettirsin…  En kırmızısından bir gül koparmak istiyorum bahçeden, ellerime dikenleri batmadan. Onu bir vazonun içine koyup odama yerleştirmek… Odamı süslesin istiyorum, ona…

Kimse Gök Kuşağı Yerine Yıldırım İstemez

Bir sonbahar günü, hava kara bulutlar tarafından işgal altına alınmışken, herkes sararıp dalından kopmuş yaprakların üzerinden geçip, bundan nedensizce zevk alırken bir kız bankta oturmuş, gözlerini yere dikmişti. Düşünceli görünüyordu. İnsanlar onun yaşındaki bir kızın tek başına oturuyor oluşuna aldırmıyordu. Kızın üzgün surat ifadesini ise görmüyorlardı bile. Herkes kendi halindeydi.  Birazdan yağmur yağacağını belirten bir şimşek çaktı, kız başını kaldırıp gökyüzüne baktı, sonra yine eğdi. Yaşadıklarını düşündü, yaşayamadıklarını düşündü. Rüzgar esti, kızın saçları uçuştu, yerdeki kurumuş yapraklar kımıldadı. Tüm yaşamını düşündü, yaşam amacını düşündü, mutsuz olmasının sebebini düşündü ve her küçük kızın kendisi gibi bunları düşünüp düşünmediğini...  Bir şimşek daha çaktı. Kız kafasını kaldırıp etrafına baktığında çoğu kişinin gitmiş, geri kalanların ise gitmek üzere olduklarını gördü. Kız gülümsedi; bu özlem dolu bir gülüştü. Yaşayamadığı bir şeye duyulan özlem... Şim…

"Kendine Ait Bir Oda" Yorumu

Ben, “Kendine Ait Bir Oda”ya başladığımda bu kitabı bu kadar seveceğimi düşünmemiştim. Hatta beğenip beğenmeyeceğim hakkında bir düşünceye dahi sahip değildim. Virginia Woolf’u sevdiğim için almıştım. Kadının cümleleri harika! Virginia Woolf kesinlikle benim onun için yazdığım bu cümleleri hak etmiyor. Ona layık olan cümleleri çoğu insan kuramayacağı için rahatım ama. Bu kadar iyi bir yazar olması bizim değil, onun suçu.
Daha ilk cümleden sizi kitaba çekiyor, Woolf. Kesinlikle ilk on, elli ya da yüz sayfası sıkıcı, devamı sizi heyecanlandıran kitaplardan değil “Kendine Ait Bir Oda”. Her sayfayı, her cümleyi dikkatle okuyacağınız, belki de aklınıza yerleştirmek için bir cümlesini defalarca kez okuyacağınız bir kitap. Daha önce de olmuştu tekrardan okumak istediğim kitaplar ama üzerinden zaman geçtikten sonra istemiştim ben bunu. Ama “Kendine Ait Bir Oda”yı okurken bile başa dönüp tekrar okumak istedim. Bitirdiğimde de bu fikrim değişmedi.
Kitap Kadın ve Kurmaca üzerine yazılmış. Altı …