Ana içeriğe atla

Happy Birthday Avril


Avril Lavigne…
 Bundan tam 28 yıl önce Kanada’da, büyüyünce müzik yapmak için doğdu ve bu çok da erken keşfedildi. Henüz iki yaşındayken…
 Çoğu kişi onu çok büyüttüğümü söylüyor ki aslında az bile diyorum. Avril kim ya diyenler iki yaşındayken şarkı söylemeye başlamadılar, gitar çalmayı tek başlarına öğrenmediler ve hayallerini gerçekleştirebilmek için çalışmadılar, sadece boş boş konuştular.
 Avril’ı küçümseyenler para amacıyla yapılmış uyduruk, ruhsuz ve sadece ne yazık ki popüler olan şarkıları dinleyenler. Oysaki Avril her şarkısında kendinden bir parça ekliyor. Onun şarkıları öylesine değil de gerçek anlamda dinlediğinizde aslında ne kadar da harika olduklarını fark edersiniz.
 Avril’a özenti dediler kendi kıyafet tasarımlarını giydiğini bilmeden, sesi iğrenç dediler şarkılarını ve canlı performanslarını dinlemeden, çok ergence şarkılar yapıyor dediler bir ara Girlfriend’i her dakika dinledikleri halde ama onlar bilmiyorlar ki Avril’ın Wish You Were Here, Push, I Love You, Remember When, Complicated, Nobody’s Home, Forgotten gibi daha birçok şarkısını…
 Avril’ı bilmiyorlar, tanımıyorlar, o halde kısaca tanıtayım: Rock şarkıcısı, şarkı sözü yazarı, müzisyen, kaykaycı, tasarımcı, yardım sever, oyuncu…
 İşte biz Avril’ı bu yüzden seviyoruz ve bu yüzden onun Little Black Starlarıyız.
 Doğum günün kutlu olsun Melek! (Şeytan da bir melektir. :P :D)


Avril Lavigne…
She is born to sing a song in Canada 28 years ago. She began to sang a song two years old in church.
 Everybody says me: You are giving very importance to Avril. They don’t like Avril and they says: Who is Avril? She is untalented. But They don’t know that Avril began to sang a song only two years old, she learned to played guitar herself.
 They listen to soulless songs. Or populer songs… But that songs made for earn to money. Avril’s songs… Her songs are coming from her soul and her heart. Her songs are wonderful!
 They says: Avril’s voice is terrible. But they don’t listen Avril Lavigne’s songs or her live performances. They just listened Girlfriend and they said: Avril is making adolescent songs. But they don’t know her other songs… Wish You Were Here, Push, I Love You, Remember When, Complicated, Nobody’s Home, Forgotten etc.
 They don’t know Avril. Avril is rock singer, songwriter, musician, skateboarder, designer, likes to help, actress…
 And that’s why we love her. And we happy for be Avril’s Little Black Stars.
 Happy birthday Angel! (You know that Devil is an Angel. :P :D)

Note: If I have mistakes, pelase tell me.




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İstiyorum...

Siyah boşluğu süsleyen yıldızlara dokunmak istiyorum bu gece nedenini bilmezcesine. Sadece istiyorum, istediğimi almak istiyorum. Belki bir numara ben olmak istiyorum, belki de sadece nedensizce istiyorum. Ne önemi var ki, ben sadece istiyorum?  Maviliklerde uçmak istiyorum, uçarken bana göz kırpan güneşe el sallamak istiyorum. Rüzgârı hissetmek, özgür olduğumu bilmek istiyorum. Kuşlarla arkadaşlıklar kurmak, ağaçların dalına konabilmek istiyorum.  Yeşilliklerde koşmak istiyorum, ayaklarım yorulana kadar. Sonra kendimi yere atıp taze havayı içime çekmek… Doğayı hissetmek istiyorum, hayvanları sevmek ve onlarla konuşabilmek istiyorum.  Kahverengi bir kediyi sevebilmek istiyorum,  ona bakabilmek. Adını da ben koymak istiyorum; onu sahiplenmeyi de onu beslemeyi de… Her gün miyavlasın istiyorum, varlığını hissettirsin…  En kırmızısından bir gül koparmak istiyorum bahçeden, ellerime dikenleri batmadan. Onu bir vazonun içine koyup odama yerleştirmek… Odamı süslesin istiyorum, ona…

Kimse Gök Kuşağı Yerine Yıldırım İstemez

Bir sonbahar günü, hava kara bulutlar tarafından işgal altına alınmışken, herkes sararıp dalından kopmuş yaprakların üzerinden geçip, bundan nedensizce zevk alırken bir kız bankta oturmuş, gözlerini yere dikmişti. Düşünceli görünüyordu. İnsanlar onun yaşındaki bir kızın tek başına oturuyor oluşuna aldırmıyordu. Kızın üzgün surat ifadesini ise görmüyorlardı bile. Herkes kendi halindeydi.  Birazdan yağmur yağacağını belirten bir şimşek çaktı, kız başını kaldırıp gökyüzüne baktı, sonra yine eğdi. Yaşadıklarını düşündü, yaşayamadıklarını düşündü. Rüzgar esti, kızın saçları uçuştu, yerdeki kurumuş yapraklar kımıldadı. Tüm yaşamını düşündü, yaşam amacını düşündü, mutsuz olmasının sebebini düşündü ve her küçük kızın kendisi gibi bunları düşünüp düşünmediğini...  Bir şimşek daha çaktı. Kız kafasını kaldırıp etrafına baktığında çoğu kişinin gitmiş, geri kalanların ise gitmek üzere olduklarını gördü. Kız gülümsedi; bu özlem dolu bir gülüştü. Yaşayamadığı bir şeye duyulan özlem... Şim…

"Kendine Ait Bir Oda" Yorumu

Ben, “Kendine Ait Bir Oda”ya başladığımda bu kitabı bu kadar seveceğimi düşünmemiştim. Hatta beğenip beğenmeyeceğim hakkında bir düşünceye dahi sahip değildim. Virginia Woolf’u sevdiğim için almıştım. Kadının cümleleri harika! Virginia Woolf kesinlikle benim onun için yazdığım bu cümleleri hak etmiyor. Ona layık olan cümleleri çoğu insan kuramayacağı için rahatım ama. Bu kadar iyi bir yazar olması bizim değil, onun suçu.
Daha ilk cümleden sizi kitaba çekiyor, Woolf. Kesinlikle ilk on, elli ya da yüz sayfası sıkıcı, devamı sizi heyecanlandıran kitaplardan değil “Kendine Ait Bir Oda”. Her sayfayı, her cümleyi dikkatle okuyacağınız, belki de aklınıza yerleştirmek için bir cümlesini defalarca kez okuyacağınız bir kitap. Daha önce de olmuştu tekrardan okumak istediğim kitaplar ama üzerinden zaman geçtikten sonra istemiştim ben bunu. Ama “Kendine Ait Bir Oda”yı okurken bile başa dönüp tekrar okumak istedim. Bitirdiğimde de bu fikrim değişmedi.
Kitap Kadın ve Kurmaca üzerine yazılmış. Altı …